Kuran, tüm Kuran, Kuran dışında hiçbir şey

Tanrı tarafından onaylı tek din "Teslimiyet"tir.

[Kuran 3:19]

Ek 09 - İbrahim: İslam’ın İlk Elçisi

İbrahim: İslam’ın İlk Elçisi
     Yaygın efsanelerden biri de Muhammed’in İslam’ın kurucusu olduğudur. İslam, yani yalnızca Tanrı’ya tam teslimiyet, Âdem zamanından beri Tanrı tarafından tanınan tek din olmasına rağmen (3:19, 85), Kuran’da İbrahim’in “İslam” (Teslimiyet) sözcüğünün ilk kullanıcısı ve bizi “Müslümanlar” yani Teslim Olanlar olarak adlandıran kişi olduğu haber verilmektedir (22:78). İbrahim’in Tanrı’ya teslimiyetinin örnekliği, tek oğlu olan İsmail’i, bunun Tanrı’nın emri olduğunu zannettiğinde kurban etmeye yönelik meşhur istekliliği ile gösterilmektedir. Anlaşıldığı üzere böyle bir emir aslında Şeytan’dandı.
 
Tanrı Hiçbir Zaman İbrahim’e Oğlunu Kurban Etmesini Emretmedi
     Tanrı, En Merhametli Olan’dır. O asla Kendi yasasını ihlal etmez (7:28). En Merhametli Olan’ın İbrahim’e oğlunu öldür emri verdiğine inanan birinin, Tanrı’nın Cennetine girmesi mümkün değildir. Tanrı hakkında böylesi şeytanî bir düşünce, ağır şekilde küfürdür. Kuran’ın hiçbir yerinde Tanrı’nın İbrahim’e oğlunu öldürmesini emrettiğini görmeyiz. Tam tersine Tanrı, İbrahim’i ve İsmail’i Şeytan’ın komplosundan kurtarmak için müdahale etti (37:107) ve İbrahim’e şöyle dedi: “Sen rüyaya inandın” (37:105). Şüphesiz o, Şeytan tarafından esinlenen bir rüyaydı. Tanrı’nın değiştirilemez yasası şudur: “Tanrı asla günahı savunmaz” (7:28).
 
Millet-i İbrahim
     İslam, Kuran boyunca “Millet-i İbrahim” (İbrahim’in Dini) olarak adlandırılır (2:130, 135; 3:95; 4:125; 6:161; 12:37-38; 16:123; 21:73; 22:78). Dahası, Kuran bize Muhammed’in İbrahim’in bir takipçisi olduğu bilgisini verir (16:123).
 
     İbrahim’in İslam’ın ilk elçisi olduğu gerçeğinin genel olarak farkında olunmamasından dolayı, birçok sözde Müslüman Tanrı’ya meydan okur: “Eğer Kuran, (Tanrı tarafından ileri sürüldüğü gibi) eksiksiz ve tamamen detaylı ise, her bir iletişim duasının (Namazın) Rekâtlarının (ünitelerinin) sayısını nereden bulabiliriz?” Kuran’dan öğreniyoruz ki İslam’ın (Teslimiyet’in) tüm dini pratikleri Kuran’ın vahyinden önce zaten sabitti (8:35, 9:54, 16:123, 21:73, 22:27, 28:27). 16:123 Ayeti, İslam’daki tüm dini pratiklerin Muhammed doğduğunda bozulmamış olduğunun direkt kanıtıdır. Muhammed’e “İbrahim’in dinini takip et” diye emredildi. Eğer ben sizden renkli bir TV almanızı istesem, sizin renkli TV’nin ne olduğunu bildiğiniz varsayılır. Benzer şekilde, Tanrı Muhammed’e İbrahim’in pratiklerini takip etmesini emrettiğinde (16:123), bu tür pratikler çok iyi biliniyor olmalıdır.
 
     İbrahim’e verilen İslamî pratiklerin ilahi olarak korunduğunun bir başka kanıtı ise bu tür pratiklerin “Evrensel Kabulü”dür. Günlük beş vakit namazın Rekât sayısı ile alakalı hiçbir anlaşmazlık yoktur. Bu, Namazın ilahi olarak korunduğunu ispatlar. Kuran’ın matematiksel kodu, günlük 5 vakit namazın Rekât sayısının sırasıyla 2, 4, 4, 3 ve 4 olduğunu doğrular. 24434 sayısı 19’un bir katıdır.
 
     Kuran sadece tahrif edilmiş olan pratiklerle ilgilenir. Örneğin, tahrif edilmiş abdest 5:6 ayetinde kendi orijinal dört basamağına geri getirilir. İletişim duaları (Namaz) sırasındaki ses tonu tahrif edilmişti—birçok Müslüman sessiz namaz kılar. Bu, Kuran’da düzeltildi, 17:110. Ramazan süresince tutulan oruç, Kuran’da gece boyunca cinsel birleşmeye izin verecek şekilde değişikliğe uğradı (2:187). Zekât 6:141’de onarılır ve Hac dört doğru ayda yapılacak şekilde onarılır (Ek 15’e bakınız).
Eklere Geri Dön

Site Haritası


Copyright © 2019 - Teslimolanlar.org Unknown